Kitaplar Yapay Zekâ Eğitimi İçin Parçalanıyor

Benzer yazılar
Etiketler
- #Yapay Zeka
- #YapayZeka
- #Kitaplar
- #Anthropic
- #TelifHakki
- #KulturelMiras
- #EgitimVerisi
Yapay zekâ modelleri için yüksek kaliteli eğitim verisi arayan şirketlerin basılı kitaplara yönelmesi, yeni bir kültürel miras tartışmasını başlattı. Özellikle üretken yapay zekâ içeriklerinin yaygınlaşmasından önce yayımlanan kitaplar, insan tarafından yazılmış temiz metin kaynakları olarak değerlendiriliyor.
Sorun yalnızca kitapların eğitim verisi olarak kullanılması değil. Bazı toplu dijitalleştirme süreçlerinde kitapların sırtı kesiliyor, sayfaları yüksek hızlı cihazlarla taranıyor ve fiziksel kopyalar daha sonra kullanılamaz hâle geliyor. Mahkeme kayıtları, Anthropic’in milyonlarca basılı kitabı bu yöntemle dijitalleştirdiğini doğrularken nadir ve baskısı tükenmiş eserlerin geleceği konusunda da endişeler artıyor.
Yapay Zekâ Şirketleri Neden Eski Kitapları İstiyor?
Büyük dil modellerinin geliştirilmesi için farklı dönemleri, uzmanlık alanlarını ve yazım biçimlerini kapsayan çok büyük metin koleksiyonlarına ihtiyaç duyuluyor. İnternet, bu açıdan geniş bir kaynak sunsa da çevrim içi içeriklerin giderek daha fazla yapay zekâ çıktısı içermesi veri kalitesi konusunda yeni sorunlar oluşturuyor.
Bu nedenle özellikle 2022’den önce basılan kitaplar, üretken yapay zekâ içeriklerinden etkilenmemiş insan yazımı metinler olarak pazarlanıyor. ISBNdb’nin daha sonra kaldırdığı bir tanıtım sayfasında da LLM döneminden önce yayımlanan basılı kitapların modern yapay zekâ içeriği ve veri zehirleme yöntemlerinden arındırılmış olduğu savunuluyordu.
Ancak bütün yapay zekâ şirketlerinin yalnızca 2022 öncesi eserlere yöneldiği veya aynı veri toplama yöntemini kullandığı söylenemez. Bu yaklaşım, belirli veri tedarikçileri ve şirket projeleri hakkında yayımlanan bilgilerden hareketle gündeme geldi.
Kitaplar Nasıl Dijitalleştiriliyor?
Kütüphanelerde ve arşivlerde kullanılan koruyucu tarama yöntemlerinde kitap tamamen açılmadan özel kameralarla sayfalar görüntülenebiliyor. Bu işlem fiziksel eseri koruyor ancak daha yavaş ilerliyor ve daha fazla insan emeği gerektiriyor.
Yıkıcı taramada ise kitabın cildi veya sırt bölümü kesilerek sayfalar birbirinden ayrılıyor. Bağımsız sayfalar, dakikada çok sayıda görüntü işleyebilen otomatik tarayıcılardan geçirilebiliyor. Böylece büyük koleksiyonlar daha kısa sürede dijital metne dönüştürülüyor ancak kitabın fiziksel bütünlüğü geri döndürülemeyecek şekilde bozuluyor.
Bartz v. Anthropic davasına ait mahkeme belgelerinde şirketin milyonlarca basılı kitap satın aldığı, ciltlerini söktüğü, her sayfayı taradığı ve dijital, aranabilir dosyalar oluşturduğu açıkça belirtiliyor. Fiziksel kopyalar, dijital sürümleri hazırlandıktan sonra saklanmadı.
ISBNdb Gerçekten Kitap Tedarik Ediyor mu?
İlk haberlerde kitap veri tabanı hizmeti ISBNdb’nin yapay zekâ şirketlerine büyük miktarlarda basılı kitap tedarik etmeyi teklif ettiği belirtildi. Şirketin kaldırılan tanıtım sayfalarında müşterilerin kimliklerini gizleyen anlaşmalardan ve yapay zekâ eğitimine uygun kitap koleksiyonlarından söz edildiği aktarıldı.
ISBNdb, haberlerin ardından bu hizmeti hiçbir zaman hayata geçirmediğini açıkladı. Şirket, 30 Temmuz 2026’da yayımladığı bilgilendirmede yapay zekâ eğitimi veya başka bir amaçla kitap satın almadığını, taramadığını ya da satmadığını belirtti. İlgili sayfanın yalnızca pazar ilgisini ölçmek için hazırlanan bir çalışma olduğu ve hizmet planından vazgeçildiği ifade edildi.
Bu nedenle ISBNdb’nin doğrudan kitap satın alıp taradığı veya fiziksel eserlerin imhasını gerçekleştirdiği kesinleşmiş bir bilgi değil. Buna karşılık Anthropic’in toplu kitap satın alarak yıkıcı tarama yaptığı mahkeme belgeleriyle doğrulanmış durumda.
Mahkeme Kararı Kitapların İmhasına İzin Veriyor mu?
ABD’de Haziran 2025’te verilen Bartz v. Anthropic kararı, yasal olarak satın alınan basılı kitapların dijital kopyalarla değiştirilmesini belirli koşullar altında adil kullanım olarak değerlendirdi.
Mahkeme, her basılı kitabın yerine şirket içinde kullanılacak tek bir dijital kopya oluşturulduğunu, kopya sayısının artırılmadığını ve dosyaların dışarıya dağıtılmadığını dikkate aldı. Bu nedenle formatın basılıdan dijitale dönüştürülmesini, depolama ve aranabilirlik sağlayan dönüştürücü bir kullanım olarak kabul etti.
Karar, yapay zekâ şirketlerine her kitabı istediği şekilde kullanma hakkı veren genel bir izin değil. Aynı mahkeme, korsan kaynaklardan indirilen milyonlarca kitabın kalıcı bir dijital kütüphanede saklanmasını adil kullanım kapsamında değerlendirmedi. Anthropic’in korsan kitaplarla ilgili toplu davasında 1,5 milyar dolarlık uzlaşmaya Temmuz 2026’da nihai onay verildi.
Ayrıca karar yalnızca ABD’deki belirli bir davanın koşullarını kapsıyor. Farklı ülkelerin telif hakkı, kültür varlıklarını koruma ve nadir eserlerle ilgili düzenlemeleri aynı sonucu doğurmayabilir.
Nadir Kitaplar Gerçekten Tehlike Altında mı?
Mahkeme belgeleri milyonlarca kitabın taranıp imha edildiğini doğrulasa da bunların tamamının nadir eser olduğu söylenemez. Daha doğru ifade, toplu satın alınan koleksiyonların içinde baskısı tükenmiş, az bulunan veya fiziksel özellikleri nedeniyle kültürel değer taşıyan kitapların da bulunabileceğidir.
Avustralya’daki nadir kitap satıcıları, son dönemde kimliği açıklanmayan müşterilerden eski ve alışılmadık eserlere yönelik toplu siparişler aldıklarını belirtiyor. Bazı satıcılar, kenar notları, eski sahiplik kayıtları veya sınırlı sayıdaki baskıları nedeniyle kitabın yalnızca içindeki metinden ibaret olmadığını vurguluyor. Anthropic ise nadir kitapları özellikle hedef aldığı iddiasını reddediyor.
Elon Musk da tartışmaların ardından X üzerinden yaptığı açıklamada SpaceXAI ekibinden nadir kitapları korumasını ve sırtlarını kesmek yerine daha yavaş, zarar vermeyen yöntemlerle taramasını istediğini söyledi. Bu açıklama şirketin kendi beyanına dayanıyor ve uygulamanın kapsamı bağımsız olarak doğrulanmış değil.
Sonuç
Basılı kitapların yapay zekâ eğitimi için dijitalleştirilmesi, metinlerin korunmasını sağlarken fiziksel eserlerin kaybolması riskini beraberinde getiriyor. Sıradan ve çok sayıda kopyası bulunan kitaplarla nadir, imzalı veya tarihî değere sahip eserlerin aynı yöntemle işlenmesi bu tartışmanın temel noktasını oluşturuyor.
Bundan sonraki süreçte yalnızca telif hakkı değil, taranan kitapların kültürel değeri, dijital dosyaların kimlere ait olacağı ve kamu erişimine açılıp açılmayacağı da ele alınmalı. Koruyucu tarama yöntemleri daha maliyetli olsa bile geri getirilemeyecek eserler için öncelikli seçenek olmalı.
Yapay zekâ ve yazar hakları ilişkisine dair başka bir bakış için ChatGPT yazar üslubu taklit kısıtlaması yazısına da bakabilirsiniz.
#YapayZeka #Kitaplar #Anthropic #TelifHakki #KulturelMiras #EgitimVerisi



